İK iş başında! CV’den başla, kariyerini planla

0
1264

Nefize Öztürk, Courtyard by Marriott Oteli İK (İnsan Kaynakları) Müdürü. Tanıdığınız ve tanıyabileceğiniz en özel insanlardan. Arı gibi çalışkanlığı, enerjikliği, müthiş kariyeri, içtenliği, “smart casual” olarak tanımladığı nefis stili, kültür ve bilgi birikimi ile seni de büyüleyecek. Üstelik kendi hikayesi ve tavsiyeleri, gelecekte kariyerin için önemli ipuçları taşıyor. Hatta CV yazma konusunda da yüzlerce kişiyi geride bırakmana yardımcı olacak çok önemli tüyoları var. İlham alman dileğiyle…

bugra-kariyer2* Kariyerinize nasıl başladınız?
Üniversitede Pınar Süt’te staj yaptım. Daha sonra, dört sene ihracat elemanı olarak çalıştım. 9 Eylül Üniversitesi mezunuyum. İstanbul’da iki buçuk yıl boyunca satış görevlisi olarak çalıştıktan sonra, İstanbul Üniversitesi İnsan Kaynakları Sertifika programına başladım, bu programdan ikincilikle mezun oldum; ardından başka bir şirkette, yerel bir firmada insan kaynakları koordinatörlüğünde çalışmaya başladım. Bir yıl sonrasında Marriotta ailesine insan kaynakları kordinatörü olarak katıldım. Aradan bir buçuk yıl geçtikten sonra supervisor, bir yıl sonrasında da insan kaynakları müdürü oldum. Courtyard by Marriott İstanbul’un ve mayıs itibariyle de Renaissance İzmir’in İnsan Kaynakları Müdürlüğü’nü yürütüyorum.

* Turizm gibi odağında insan olan bir sektörde sizi çalışmaya iten etmen nedir?
Kader:) Birincisi, dinamik bir sektör olması. Eğer durağan bir hayattan hoşlanmıyorsanız, kesinlikle turizm çok doğru bir seçim olur. Birçok insan ile tanışma imkanı sağlıyor. Farklı lokasyonlarda olağanlık sağladığı ve durağan bir sektör olmadığı için, hem şirket içerisinde hem de misafirler açısından bakacak olursak, sürekli aktif ve proaktif bir şekilde görev yapıyor olmak gerekir. Bu yüzden turizm, çalışılacak en güzel sektörlerden bence!

bugra-kariyer1
* Sizce insanlar kendilerini “Ben artık oldum”diye nitelendirmeli midir? Özellikle belli yaşlardan, edinilen belli tecrübelerden sonra, alınan kararlardan biri bu kanımca. “Ben oldum”deyip, tası tarağı toplayıp gidecekmişçesine, kendini tekrarlayan ya da artık kendini duayen olarak ilan edenler var. Sizin cephenizde sonuna kadar devam etmek mi, yoksa artık bir süre sonra başka yelkenler açmak mı var?

Her gün bir şeyler öğreniyorsun, bu sadece iş ile ilgili değil, hayatta sürekli güncellenen bilgiler var, her şey değişiyor, dönüşüyor ve tüm bunların akabinde “Ben oldum!” diyerek ilerleyecek olursak zaten o dönüşümün baya gerisinde kalırsın. Bu yüzden, öğrenmenin yaşı yoktur. Her gün bir şey öğreniyorsun! Hem iş anlamında hem de gündelik kargaşanın içerisinde kendimizi yeniliklere kapatıp “Ben duayenim,” diye işin içinden çıkarsak, bu şekilde ilerlemeye çalışırsak, bir süre sonra o duayenlikten yeni bir öğrenciye dönüşülebilir.

bugra-kariyer-manset
* Genç okurlarımız için bir soru yöneltmek istiyorum. Genç bir birey, insan kaynaklarının karşısına nasıl çıkmalıdır? Kendine sonsuz güven ile mi konuşmalı yoksa bazı kişisel özelliklerini törpülemeli mi?

Benim açıkçası dikkat ettiğim en önemli hususlardan bir tanesi, özellikle kariyerine yeni başlayacak olan kişilere en büyük tavsiyem, ne istediklerini bilmeleri ve kendilerini tanımalarıdır. Bu şekilde geleceklerine yön vererek, kariyer planlarını bu doğrultuda şekillendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu şu demek; bir görüşmeye gelip, ne iş olsa yaparım ya da; insan kaynakları da olabilir, satış da olabilir finans da olabilir denebiliyor. Burada 3 farklı branştan bahsediyoruz ve bu branşlarda görev alacak kişilerin farklı kişisel özelliklerine sahip olması gerekiyor. Üç farklı işi, aynı kişi yapamaz. Bu yüzden ne istedikleri konusunda karar verip ondan sonra “Ben bu işi yapabiliyorum,” demeleri gerekiyor. Bence hayattaki en önemli seçimlerden birisi, iştir. Çünkü hayatınızın %80’nini çalışarak geçiriyorsunuz. O yüzden yapılan seçimler de tüm hayatı şekillendirecektir.
[quote_center]Satış Departmanı’nda çalışacak olan bir arkadaşın törpülemesi gereken yönler nelerdir derseniz; o kişi, biraz daha poker face olmalı ve satış becerilerini geliştirmiş olması gerekmektedir. Bunları nasıl kullanacağına da bağlı tabii ki. Ayrıca, bazen sivri olan yönlerin törpülenmesi gerekmeyebilir. Bazen dezavantajdan avantaja dönüşebiliyor bu sivri yönler.[/quote_center]

* İnsan Kaynakları Müdürü, seçim konusunda ilk hangi kriteri göz önüne alıyor?
Dediğim gibi hedef odaklı olması, ne istediğini bilerek ve isteyerek görüşmeye gelmesi, benim için en büyük avantajlardan bir tanesi. Diğeri ise kişinin kendini gayet iyi tanıması; hangi yönleri ile güçlü, hangi yönleri ile zayıf bunları bilmesi ve ona göre hareket edebiliyor olması benim için en büyük kriterlerden bir tanesi.

* Peki, günümüzde en iyi CV nasıl doldurulur, teknolojiden bolca yararlanılmış bir CV sizce makbul müdür?
Çok uzun uzadıya hazırlanan, laf kalabalığı yapılan CV’ler %90 değerlendirilmeye alınmaz. Kısa ve net olması, kişinin ne istediğini bildiğine işaret eden noktaların belirtilmesi gerekiyor. Özellikle yeni hazırlanan CV’lerde, kariyerine yeni başlayanlar; giriş kısmında hangi alanlara ilgi duyduğunu, hangi yönlerinin güçlü olduğunu, hangi bölümde kendini geliştirmek ve ilerlemek istediğini belirtmeli.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here