“Sesimizin değeri…”

0
241

Bu hafta da aklımda eğlenceli bir şeyler yazmak vardı, ama yine bir şeyler oldu ve yine aklımdakileri erteledim… Kafam biraz karışık. Dolu. Doluluktan karışık… O nedenle kendimi düzgün ifade edebilecek miyim, anlatmak istediğimi anlatabilecek miyim; çok emin değilim, ama elimden geleni yapacağım.

Ve de bu yazıyı Nisan ayındaki tek eğlencesi film festivali olan birinin psikolojisiyle yazıyorum. O nedenle mis gibi bahar havasına rağmen belki biraz depresif olabilirim, önceden uyarayım.

nesrin-ben-malala-3Fotoğraflar: NESRİN YÜCETÜRK

Elimde yine bir kitap var. En başında “Sesimizin değerini ancak susturulduğumuzda anlarız.” diye yazıyor. Cümleyi böyle kuru kuru okuyunca pek bir şey ifade etmediğinin farkındayım, ama üzerinde biraz düşününce fazlasıyla anlamlı geliyor!

Kitap geçtiğimiz yıl Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Malala Yusufzay’ın hikayesini anlatıyor. Pakistan’ın kuzeyinde yaşayan Malala, eğitim hakkının elinden alınmasına karşı koyduğu için Taliban tarafından vurulmuştu. Ardından New York’a Birleşmiş Milletler’e ve Nobel’e kadar uzanan bir hikayenin başlangıç noktası da işte o saldırıydı…

nesrin-ben-malala-1Büyük olasılıkla aşağı yukarı seninle aynı yaşta olan Malala, bu kitapta başından geçenleri anlatıyor. Ama okurken sadece onun başından geçenlere tanık olmuyor, aynı zamanda Pakistan’ı ve oradaki yaşam şeklini de biraz daha yakından tanıyorsun. Özellikle Taliban’ın dini kullanarak dayattığı kuralların ürkütücülüğünü görüyorsun. Sadece eğitim hakkının elinden alınması değil, sokağa çıkmaktan, bir kolye takmaya kadar her şey yasaklanıyor. Ama asıl sinema, dvd alımı ve satımı, televizyon ve müzik yasaklanıyor! Özgürlüklerin nerdeyse tamamı yavaş yavaş yok oluyor. Her bir sayfayı çevirirken de Pakistan’da doğmadığın için şükrediyorsun.

İşte tam ben bu düşüncelerle, elimde kitabım “Dünyada neler oluyor?” derken, sevgilimin telefonuma gönderdiği mesajla kendime geldim. “İstanbul Film Festivalin’de bir şeyler oluyor.” Evet, mesaj bu kadardı. Ama ne olduğu hakkında bir fikrim yoktu. Doğrusu fikir de yürütemiyordum. Yani bir film festivalinde ne olabilir ki?

feminist-erkekler-mansetİYİ Kİ VARSINIZ DEDİRTEN FEMİNİST ERKEKLER
Böyle bir mesajın ardından kendimi birden bire elimde zor bela aldığım biletler, iptal filmlerin listesini ararken buldum. Biraz keyfim kaçmıştı. Ama hayat devam ediyordu. İptal olan filmlere ait biletlerimi geri verip paramı geri alacaktım. Yapacak bir şey yoktu ve kitabıma döndüm.

nesrin-istnabul-film-festivali-mansetNESRİN YÜCETÜRK’ÜN GÖZÜYLE İSTANBUL FİLM FESTİVALİ

nesrin-ben-malala-2Kafka, “Bir kitap başımıza inen bir darbe gibi bizi sarsalamıyorsa neden zahmet edip okuyalım ki?” der… Bu kitap, henüz bitirmemiş olsam da şu ana kadar beni sarstı mı? Hayır, sarsmadı. Çünkü itiraf edeyim, anlatımıyla ilgili sorun yaşıyorum. Malala’nın 2 ve 4 yaşlarındayken gerçekleşen siyasi olayları bile birinci ağızdan anlatıyor olması biraz samimiyetsiz geldi bana. Bunun dışında genel olarak da anlatımı akıcı bulmadım. Ben de çok imla hatası yapan biri olmama rağmen özellikle de okuduğum bir kitapta tashih görmek beni son derece rahatsız ediyor ve bu kitapta çok var. Ama bütün bunlar kitabın aslında anlatmak istediğine gölge düşüremiyor. Bence yaklaşık ilk 100 sayfa biraz sıkıcı ilerlese de sonrasında yaşananlar dünyayı ve hayatı sorgulamanı sağlıyor.

İşte bu nedenle;

Senin yaşında bir kızın, koskoca dünyada neler başarabildiğini, dünyada neleri değiştirebildiğini görmek ve hayatta hiçbir an umudunu kaybetmemek için okumalısın! Okumalısın ki, sesinin ne kadar değerli olduğunu unutmayasın…

Daha güzel yarınlarda görüşmek dileğiyle…

feminist-beyonceFEMİNİST KADINLAR HAKLI: EN GEREKLİ İZM FEMİNİZM

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here