Gelecek zaman…

0
308

Bugün biraz keyifsiz bir konuya değineceğim. Ama hayat da böyle değil mi? Her zaman eller havaya olmuyor… Konumuz kanser! Belki benim gibi bir yakınını verdin bu hastalığa… Belki şu an yanı başında biri var tedavi gören… Belki bu ismi duyunca “içim almaz” diyerek kapatacaksın yazıyı, devamını okumayacaksın… Hatta belki çoktan kapattın…

Ama eğer kapatmadıysan hala bir umut var demektir…

Seneler önce Ekşi Sözlük’te yazdığım bir yazı aklıma geldi. Bir nevi kanserin tanımı niteliğinde;

[pull_quote_center]“Hep başkalarının başına gelen… Kendinize ya da sevdiğiniz insanlara kondurmadığınız…[/pull_quote_center]

“Aklınıza bile gelmeyen, kanser olduğunu duyduğunuz kişi hakkındaysa birden dili geçmiş zaman kullanmaya başladığınızın farkında olmadığınız… O insanın hala hayatta olduğunu, dili geçmiş zamanın ne saçma bir şey olduğunu ise ancak sevdiğiniz biri O’na yakalandığında anladığınız… İşte o an, gelecek zamanı kullanmanın en gerekli olduğu an olduğunu anladığınız… O zaman önceden kullandığınız bütün dili geçmiş zamanlar ve o kişiler geçiyor gözünüzün önünden…

[pull_quote_center]O an anlıyorsunuz insanların ne denli boş işlerle uğraştığını… Hayatın ne denli boş geçtiğini…”[/pull_quote_center]

nesrin-losemi-losev-3
Eğer sen de farkındaysan günlük hayatlarımızda ne denli boş işlerle uğraştığımızın gelecek zamanla cümleler kurabilmek için hala bir umut var demektir.

Örneğin sen de benim gibi Facebook’ta dönen “Bu postu en azından bir saat profilinde paylaş ki, kanser hastalarına ya da yakınlarına destek olduğunu göster.” tarzı postlardan bunaldıysan, sorguluyorsan kendini “Bu postun kime ne faydası var?” diye, o zaman işte hala bir umut vardır.

Neden mi?

Çünkü o zaman manasız bir postu paylaşarak, mesela kanser araştırma merkezlerine bağışta bulunulmadığının farkındasındır.

[pull_quote_center]Ve işte bunu fark ettiğin an zaten başlamışsındır ne yapman gerektiğini araştırmaya…[/pull_quote_center]

İşte o yüzden hala umut var demektir…

Bu yaz başında çok sevdiğim, en yakın arkadaşlarımdan biri aradı. Ağlamaklıydı. 3 yaşındaki yeğenine lösemi teşhisi konmuştu. Trombosit lazımdı.

Hiç tanımadığım bir sürü insana ulaştım. Ya da bazen onlar bana ulaştılar. İşlerini güçlerini bıraktılar ve trombosit vermeye koştular. Hala ara ara acil ihtiyaç duyuyoruz. Bazen hiç tanımadığımız insanlarla konuşurken gözlerimizden yaşlar boşanıyor. Ama üzüntüden değil de belki o hiç tanımadığımız insan bize umut olduğu için…

[pull_quote_center]Umut olmak evet, gelecek zamanla cümleler kurabilmek için…[/pull_quote_center]

Bir post paylaşıp bir saat profilinde tutmaktan çok daha elle tutulur bir şey değil mi?

nesrin-losemi-losev-2
Üzerinden kısa bir zaman geçmişti ki, kardeşimin yakın bir arkadaşına aynı teşhis kondu. Nerdeyse 6 ay içerisinde yanı başımdaki iki insana konan iki aynı teşhis…

Zaten yaşayarak öğrenmiştim; her zaman 3. tekil kişinin başına gelmediğin, bir gün 2. ya da 1. tekil şahsın da başına gelebileceğini… Aslında hepimizin birer potansiyel olduğunu… Ama işte derinlerde bir yerdedir bu bilgi de bazen bir şeyin olması gerekir, yüzünüzde kocaman bir tokat gibi patlaması gerekir ya…

[pull_quote_center]İşte üst üste gelen bu iki teşhis o tokattı benim yüzümde patlayan[/pull_quote_center]

Günümüzde doğa katledilirken, yediklerimiz dahil doğallıktan uzaklaşırken, etimizden tavuğumuza sebzemize kadar her şeyi tereddütle satın alırken, kafamızda “Acaba GDO’lu besinle mi beslendi?” vs. gibi sorular dolaşırken, zeytin ağaçları kesilip yerlerine termik santraller kurulmak istenirken, nükleer santrallere start verilirken mümkün mü hepimizin birer potansiyel kanser hastası olmaması?

İşte belki bunu bile fark etmek yeterlidir. Farkındalık yerine abuk sabuk numaralar vs. paylaşmaktansa bas bas bağırmayı tercih ediyorum. Kızmayın bana!

Bas bas bağırıyorum ve diyorum ki, gidin trombosit bağışında bulunun. Kemik iliği bekleyenler için donör olun! Kan verin! Nasıl mı?

Şu an en aktif kampanyaya bir göz atıverin mesela. Mahir Sezer için başlatılan #sadece20ml adında oluşturulan blogda tüm detaylara ulaşmanız mümkün. Nasıl ve nerelerden başvurabileceğinizden tutun da operasyonun (operasyon dediğime bakmayın, kan vermek gibi basit bir işlem!) nasıl gerçekleştirildiğine dair kafanızdaki bütün soruları cevaplıyor blog.

[pull_quote_center]Başka ne yapılabilir? LÖSEV gibi inandığınız güvendiğiniz bu işe baş koymuş kuruluşlara bağışta bulunabilirsiniz mesela.[/pull_quote_center]

Hiçbir şey yapamıyor musunuz? O zaman ne olur paylaşılan kan veya trombosit ihtiyacı postlarını beğenmek yerine paylaşın! Paylaşın ki, verebilecek olan insanlara ulaşsın o post!

Empati kurmak için başınıza gelmesini beklemeyin.

Umut olun ki, gelecek zaman kipiyle konuşabilelim…

Not: Kan bağışı yapmak ya da donör olmak için detaylı bilgilere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

nesrin-losemi-losev-1

http://www.kanver.org/KanHizmetleri/KanBagisiNoktalari

http://www.losev.org.tr/v2/tr/default.asp

http://sadece20ml.blogspot.com.tr/

http://sadece20ml.blogspot.com.tr/p/sikca-sorulan-sorular.html

http://sadece20ml.blogspot.com.tr/2015/11/kan-ornegi-verebileceginiz-kurumlar.html

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here